sınır ötesi sanki
bucaksız topraklarda
dikenli tellerin üstündeki
Leş bu aşk!
kokusu kurak
kanı donuk
ağzı pas
yağmura hasret
iki kavgalı ülke bu aşk
sınırları geçilemeyen!
Kaydettiğim seslerle başedemiyorum, bahçesinden içeri girdiğim ve sırılsıklam olmamı sağlayan yağmura görürsün sen dedim!
Seni özledim. Sabaha karşı, koyu bir denizin üstünde, bir balıkçı teknesinde tutulmuş gibiyim. Ağzımda oltanın iğnesinin bıraktığı acı… Sü...