Yazarken tuttuğum yazının küçüğü gibi
minicik bir sebep olsaydı
küçük harf yani..
Hem söylersem bağırmam üstelik
Zihnimde canlanan mola yerindeki apansız
Çocuk duyguları gibi kararsız
Komşunun ayak sesi kadar duyarsız
Kapının açılmasıyla anlamsız sözlerin ardından..
O kedinin gülüşü hiç çıkmıyor inan aklımdan...
Mavi odalı hikayelerde kaybederken
Ve ellerin ne güzel diyerek gülümserken
düşünüp üstelik düşlerken
kimsenin okumadığını farzedip saçlarımı kokladım..