Ocak 12, 2023

 

Istanbul.. Ocak ayının ortasına geldik. Hava hala 10 derecelerde ve hiç yağmur yağmıyor. Kar ise hiç yok zaten. Gece İstanbul üzerine çöken sis'in tadını çıkarıyorum. Küçük loş ışıklar odanın içini biraz olsun aydınlatıyor. Adam kadını özlemiyor aslında, özlüyor gibi yapıyor. Öyle yazıyor sadece. Özledim diyor. Ne anlamsız geliyor bakınca bu duruma. İnsan neden özler ki? Özleyince ne olur? Kulağıma araba lastiklerinin suda çıkardıkları sesler geliyor.. Sadece gece duyulan seslere bayılıyorum. Komşunun kavga sesleri, bir kadının zevk sesleri.. Ansızın evin içindeymişcesine yürüyen bir ayak sesi. Gecenin uğultusu ve dinmeyen öksürük nöbetleri. Günlerce oturup yazsam, gerçeği yazabilir mi insan? Nasıl bir mesafe olmalı yazmak ile düşünmek arasında henüz bilmiyorum.. Saat tam 23:00'te yani şu an bir ambulans sesi duyuluyor uzaklardan. Kimbilir kim acı çekiyor, belki kendinde bile değildir. Kimbilir kim hasta için acı çekiyor ardında. Belki ambulansın arkasında hızlıca takip ediyor, lastik sesleri yükseliyor. Kulaklarımdaki çınlamalara o denli alışmış olacağım ki, nasıl bir ritimde devam edeceğini bile biliyorum.   

.

  Seni özledim. Sabaha karşı, koyu bir denizin üstünde, bir balıkçı teknesinde tutulmuş gibiyim. Ağzımda oltanın iğnesinin bıraktığı acı… Sü...