Günlerdir bir agac almak istiyorum. Evde kocaman bir agac görme duygumdan uzaklasamiyorum. Bitkilere çok iyi bakamıyorum. Sararip solduklarinda telaslaniyorum. Bir arkadaşım artık bir yere kök salmak istediğimi söyledi duygusal olarak anlamı bu olabilirmiş. Kök salmak ne demek pek bilmiyorum. Yıllardır yer degistirmek, göç etmek insanin bünyesinde aliskanlik yapıyor. Sürekli havada yasamak gibi bir türlü yere degmiyor ayaklarımız..
Evdeki bu sessizlik.. Üç tane hint bülbülüm var o kadar çok su iciyorlar ki sabah uyanır uyanmaz çocukları giydirip o üç küçük kusla ilgileniyorum. Iki japon baliginin sesi hiç cikmiyor zaten.. kafalarını suyun yüzeyine cikarip sabah erkenden yemeklerini bekliyorlar. Sonra ben sabah erken evdeki herkesi yolcu ederken bir kahvaltı yapıyorum acelece. Ve sonra onlar gidince tekrar yapıyorum. Ve ardindan okuldan gelecek çocuklarım icin ne pisirecegimi, aksam kocaminda karnını doyurmam gerektiğini düşünüyorum. Simdi yazarken bakiyorum da hayatim ne çok beslemek ile iliskili... Ve beslenmeyen hersey sonunda sararıp soluyor. Ciceklere gösteremediğim ilgi icin üzülüyorum ama yine de evde bir agac olmalı...